Cold Outreach Academy

    Bölüm 03 / 10 · 10 dk

    Cold Email Altyapısı

    İlk cold email'den önce kurulacak altyapı: ayrı gönderim domain'leri, mailbox sayısı ve günlük hacim, Google Workspace ile Microsoft 365, MX ve tracking domain, SPF, DKIM, DMARC, warm-up, Google, Yahoo ve Microsoft'un gönderici şartları, spam oranı takibi ve 6563 / İYS çerçevesi.

    Bu bölümde öğrenecekleriniz

    • Cold email'i ana domain'inizden göndermeyin: markanıza yakın ayrı gönderim domain'leri ve domain başına iki üç gerçek mailbox kurun. Mailbox başına günde 30–50 e-posta yaygın bir başlangıç aralığıdır, garanti değil.
    • SPF kimin gönderebileceğini, DKIM e-postanın gerçekten sizden çıktığını, DMARC kontrol tutmazsa ne yapılacağını söyler. Google, Yahoo ve Microsoft günde 5.000'e yakın ya da daha fazla gönderenlerden üçünü birden istiyor.
    • Warm-up sihir değil: hacmi düşük başlatıp yavaş artırın, spam şikayet oranını Postmaster Tools'ta %0,1'in altında tutun ve rakamlar kötüleşirse hacmi artırmak yerine durup nedenini bulun.

    Bölümler

    1. 0:00Sorun mesajda değil, altyapıda
    2. 0:32Inbox mı, spam mi? Kimlik ve itibar
    3. 1:07Ana domain mi, gönderim domain'i mi?
    4. 1:54Mailbox sayısı ve günlük hacim
    5. 2:35Google Workspace mı, Microsoft 365 mi?
    6. 3:08DNS, MX ve tracking domain
    7. 3:56SPF ve DKIM
    8. 4:40DMARC
    9. 5:28Warm-up: ne işe yarar, ne işe yaramaz
    10. 6:11Google, Yahoo ve Microsoft'un şartları
    11. 7:15Neyi izlemeli: spam oranı, bounce, cevaplar
    12. 8:04Yasal çerçeve: 6563, İYS, KVKK, GDPR
    13. 9:07Özet ve sıradaki bölüm

    Bölümün metni

    0:00Sorun mesajda değil, altyapıda

    Listeniz hazır. Mesajınız hazır. İlk cold email'leri şirketinizin kendi domain'inden gönderiyorsunuz. Bir hafta sonra cevaplar kesiliyor. Sonra muhasebeden bir mesaj: müşterilere giden faturalar spam klasörüne düşüyor. Sorun mesajda değildi. Listede de değildi. Sorun altyapıdaydı. Bu bölümde, ilk cold email'den önce kurmanız gereken her şeyi sırasıyla kuruyoruz.

    0:32Inbox mı, spam mi? Kimlik ve itibar

    Gönderdiğiniz her e-posta karşı tarafta bir kontrolden geçer. Gmail ya da Outlook, mesajı inbox'a, yani gelen kutusuna mı, yoksa spam'e mi koyacağına karar verir. Bunu yaparken iki şeye bakar: kimlik ve itibar. Bu e-postayı gerçekten iddia ettiği kişi mi gönderdi? Ve bu gönderen geçmişte nasıl davrandı? Bugün kuracağımız altyapı bu iki sorunun cevabı. İşin bütününe deliverability diyoruz: e-postanızın gerçekten gelen kutusuna ulaşabilmesi.

    1:07Ana domain mi, gönderim domain'i mi?

    İlk karar: hangi domain'den göndereceksiniz? Diyelim ki siteniz ornek nokta com. Teklifler, faturalar, müşteri yazışmaları buradan gider. Cold email'i bu domain'den göndermeyin. Cold email'de sizi tanımayan insanlara yazıyorsunuz ve bir kısmı spam butonuna basabilir. İtibar zedelenirse şirketin bütün e-postaları etkilenebilir. Bu yüzden yaygın yöntem, ayrı gönderim domain'leri almak: getornek nokta com ya da ornekhq nokta com gibi. İsim markanıza yakın olsun; tireden ve rakamdan kaçının. Ve bu domain'ler ana sitenize yönlensin. Ayrı domain, kimliğinizi saklamak için değil. Ana domain'inizi korumak için.

    1:54Mailbox sayısı ve günlük hacim

    Her gönderim domain'inde genelde iki ya da üç mailbox, yani e-posta hesabı açılır. Gerçek isimlerle: ayşe et getornek nokta com gibi. Peki bir mailbox günde kaç e-posta göndermeli? Cold email'de yaygın pratik, günde otuz ile elli arası. Bu bir garanti değil, bir başlangıç aralığı. Sonuçlarınız bu sayıyı yukarı ya da aşağı çeker. Hesap basit: günde beş yüz kişi, mailbox başına kırk e-posta. On üç mailbox, yani beş domain. Hacmi yaymak, tek bir sorunun bütün sistemi durdurmasını engeller.

    2:35Google Workspace mı, Microsoft 365 mi?

    Mailbox'lar için iki büyük seçenek var: Google Workspace ve Microsoft 365. İkisi de cold email'de kullanılıyor. Google'da kullanıcı başına günlük limit iki bin mesaj, Microsoft'ta on bin alıcı. Ama bunlar tavan, hedef değil. Seçerken hedef kitlenizin neyi kullandığına ve hangisini rahat yöneteceğinize bakın. Birçok ekip ikisini birlikte kullanıyor. Önemli olan, her mailbox'ın adı, fotoğrafı ve imzası olan gerçek bir hesap olması.

    3:08DNS, MX ve tracking domain

    Şimdi teknik kısım. Her domain'in DNS ayarları vardır; DNS'i domain'inizin kimlik kartı gibi düşünün. İlk kayıt MX: size gelen e-postaların nereye teslim edileceğini söyler. Workspace'te smtp nokta google nokta com. Bunu atlamayın. Cold email'in amacı cevap almak; cevaplar bir yere ulaşmalı. Bir de tracking domain var. Gönderim aracınız tıklamaları ölçmek için ortak bir adres kullanır; o adresi kullanan herkesin itibarı size de yansır. Çözüm, kendi alt adresiniz: track nokta getornek nokta com. DNS'te CNAME denen, tek satırlık bir yönlendirme kaydı.

    3:56SPF ve DKIM

    Kimlik için üç kayıt var: SPF, DKIM ve DMARC. SPF bir davet listesidir: domain'iniz adına hangi sunucuların e-posta göndermeye yetkili olduğunu yazar. Kural şu: bir domain'de tek bir SPF kaydı olur. Yeni bir araç eklerseniz, var olan satıra eklersiniz. DKIM ise dijital bir mühür. Her e-posta gizli bir anahtarla imzalanır; alıcı taraf, DNS'teki açık anahtarla mührü kontrol eder. Mühür sağlamsa, e-posta gerçekten sizden çıkmış ve yolda değiştirilmemiş demektir. Devreye girmesi kırk sekiz saati bulabilir.

    4:40DMARC

    Peki kontrol tutmazsa ne olacak? Bu kararı DMARC verir. DMARC, domain'inizin kural kitabıdır. Üç seçenek var. None: sadece raporla. Quarantine: spam'e koy. Reject: hiç kabul etme. Bir şartı daha var: Kimden satırındaki domain, SPF ya da DKIM'in doğruladığı domain'le uyuşmalı. Buna alignment diyoruz. Genelde none ile başlanır; raporlar her şeyin doğru çalıştığını gösterince politika sıkılaştırılır. Kısacası: SPF, kim gönderebilir. DKIM, gerçekten benden mi. DMARC, tutmazsa ne yapılsın.

    5:28Warm-up: ne işe yarar, ne işe yaramaz

    Yeni bir domain'in geçmişi yok. İlk gün yüzlerce e-posta gönderirseniz şüphe uyandırırsınız. Burada warm-up devreye girer, yani ısındırma: hacmi düşük başlatıp yavaş yavaş artırmak. Warm-up araçları mailbox'larınızı başka hesaplarla yazıştırır: e-postalar açılır, cevaplanır, spam'den çıkarılır. Yaygın pratik, ilk kampanyadan önce iki ile dört hafta. Google'ın yönergesi de aynı yönde: düşük hacimle başlayın, yavaşça artırın. Ama warm-up sihir değil. Kötü bir listeyi ya da alakasız bir mesajı kurtarmaz. Gerçek itibarınızı gerçek alıcılar belirler.

    6:11Google, Yahoo ve Microsoft'un şartları

    Büyük sağlayıcıların artık yazılı şartları da var. Şubat iki bin yirmi dörtten beri Google, kişisel Gmail adreslerine gönderen herkesten en az SPF ya da DKIM, doğru sunucu kayıtları, şifreli bağlantı ve yüzde sıfır virgül üçün altında bir spam oranı istiyor. Günde beş bine yakın ya da daha fazla gönderenler için çıta daha yüksek: SPF ve DKIM birlikte, DMARC, alignment ve pazarlama e-postalarında tek tıkla abonelikten çıkma. Bu sayıma aynı ana domain'den giden her e-posta girer ve bu statü kalıcıdır. Yahoo da benzer şartlar getirdi. Microsoft da Mayıs iki bin yirmi beşten beri, Outlook, Hotmail ve Live adreslerine günde beş binden fazla gönderenlerden SPF, DKIM ve DMARC istiyor; uymayanı reddediyor. Cold email'de muhtemelen bu eşiklerin altındasınız. Yine de hepsini minimum standart sayın.

    7:15Neyi izlemeli: spam oranı, bounce, cevaplar

    Gönderime başladınız. İlk izleyeceğiniz şey spam şikayet oranı. Bunun için Google Postmaster Tools var: ücretsiz, Gmail tarafındaki spam oranınızı gösterir. Google'ın önerisi yüzde sıfır virgül birin altında kalmak. Yüzde sıfır virgül üç ise kırmızı çizgi. Kabaca: bin e-postada bir şikayet dikkat, üç şikayet ciddi sorun. İkincisi bounce, yani geri dönen e-postalar; itibarınızı düşürür. Listeyi doğrulamayı beşinci bölümde konuşacağız. Üçüncüsü cevaplar. Bir anda kesildiyse, e-postalarınız inbox'a ulaşmıyor olabilir. Altın kural: rakamlar kötüleşirse hacmi artırmayın. Durun, nedenini bulun, sonra devam edin.

    8:04Yasal çerçeve: 6563, İYS, KVKK, GDPR

    Son olarak kurallar. Bu bir hukuk tavsiyesi değil; ama çerçeveyi bilmeniz gerekiyor. Türkiye'de ticari elektronik iletiler altı bin beş yüz altmış üç sayılı kanuna tabi. Kural olarak alıcının önceden onayı gerekir. Yönetmelikte bir istisna var: alıcı tacir ya da esnafsa, önceden onay zorunlu değil. Ama şartları var: bu adresler gönderimden önce İYS'ye, yani İleti Yönetim Sistemi'ne kaydedilmeli. Alıcı reddederse, ona onaysız ileti gönderemezsiniz. Her e-postada kim olduğunuz ve iletişim bilginiz yazmalı; listeden çıkmak kolay ve ücretsiz olmalı. Kişisel veride Türkiye'de KVKK, Avrupa'da GDPR var. GDPR doğrudan pazarlamayı meşru menfaat sayabiliyor; ama bu otomatik bir izin değil. Kendi durumunuz için mutlaka hukuki danışmanlık alın. Ve bizim kuralımız basit: ilgilenmiyorum diyene bir daha yazmayın.

    9:07Özet ve sıradaki bölüm

    Özetleyelim. Ana domain'iniz dokunulmaz; cold email ayrı domain'lerden, gerçek mailbox'lardan, makul hacimle gider. SPF, DKIM, DMARC, MX ve tracking domain kurulu. Warm-up yapıldı, hacim yavaş artıyor. Spam oranı, bounce ve cevaplar her hafta izleniyor. Kontrol listesinin tamamı açıklamadaki PDF'te. Altyapı yolu açar. Bir sonraki bölümde o yoldan gidecek doğru insanları, yani lead verisini nereden bulacağımızı konuşacağız. Cold Outreach Academy'nin dördüncü bölümünde görüşmek üzere.

    Bu sistemi kendiniz kurun.

    TechSales; ICP skorlama, liste doğrulama, e-posta ve LinkedIn kampanyaları ve tüm cevapları tek bir yerde topluyor.

    Sıradaki bölüm: 04 — Lead Data Nereden Bulunur?İzle